Malumunuz uzun süredir gündemde olan bedelli askerlik konusu sonuçlandı ve başbakan son noktayı koydu, askere gitmemenin bedeli 30 bin TL
Özellikle bedelli askerliğin bedeli demiyorum, çünkü açıklanan ücret bedelli askerliğin bedeli değil, zira ortada askerlik yok sadece para var. Bu olsa olsa askere gitmemenin bedeli olur.
Askere gitmeme yasasında kafama takılan birkaç soru var;
Başbakan seçimden önce karşı çıktığı ve bu sorumluluğun altına giremem dediği halde ne oldu da apar topar hem de terör en üst seviyede iken böyle bir karar aldı?
Öncelikle başbakanın altı ay gibi bir zaman önce yaptığı açıklamadan birkaç paragrafı sizlere aktarmak istiyorum.
" Böyle bir sorumluluğun altına Tayyip Erdoğan olarak giremem. Çünkü parası olan var, parası olmayan var. Parası olan bastıracak parayı askerlikten kurtulacak, parası olmayan da gidecek askerliğini yapacak. Kimlerle görüştüysem kenar köşedeki, izbe yerlerdeki vatandaşım bu işe sıcak bakmıyor. Eee, biz yola çıkarken kimsesizlerin kimi olarak yola çıktık. Sessiz yığınların sesi olarak yola çıktık. O zaman sormamız lazım. Ona göre de adımımızı atmamız lazım."
Şimdi ise açıklanan bedele ve hiç askerliğe gitmeme gibi bir modele bakınca herkesin dediği gibi başbakan çark etti demiyorum, o çarkları biz daha önce çok yaşadık.
İşin püf noktası bedellinin bu zamana kadar çıkan en pahalı bedelli askerlik olmasında, yani bedelinde.
Başbakan açık açık şunu diyor; ekonomimiz iyi, biz güçlüyüz, krizi atlattık desem de siz inanmayın bize para lazım, durum iyi değil.
Başbakan yine açıklamış; buradan gelecek gelir gaziler, şehit aileleri ve engelli vatandaşlar içinmiş.
Bizde hemen inandık, doğru ya çok dürüst bir hükümetimiz var, neyi nereye harcadığını açık bir şekilde belirtiyor. Zira deprem vergileri ile de bir seçim boyu övündüğü duble yolları yapmışlardı, bakalım şimdi bu para ile ne yapacaklar.